Yazılar 
     

 

“Fetiş Nesneler/Nesne Kadınlar” dizisinin büyük boyutlu tuvalleri Nur Koçak’ın ilk önemli çalışmalarıdır.  1974’de Paris’te gerçekleştirdiği Vivre (Yaşamak) ya da Fetiş Nesne I  ve onu izleyen resimlerde  Batı’nın renkli kadın dergilerinin reklam fotoğrafları kendisine esin kaynağı olmuştur. Bu dönemde seçtiği konular parfüm şişeleri, rujlar, ojeler, iç çamaşırları gibi kadını nesne olarak süslemeye yarayan endüstri ürünleriyle bunların reklamını yapan kitle iletişim araçlarıdır. Bu dizinin bir başka örneği Kırmızı ve Siyah ya da Nesne Kadınlar II adlı sütyen ve külot resmidir. Bu tuvallerde ana tema ‘kadının kullanım nesneleri ya da kadının nesne olarak kullanımı’dır. 1970’lerin sonunda Nur Koçak’ın ikinci dönem resimleri başlar. Mutluluk Resimleriniz 1-36 (1981) ve Aile Albümünden (1979-2003) adlı iki ayrı  dizinin  resimlerine de Türk toplumunun fetiş nesneleri sayılabilecek arkadaş ve aile fotoğrafları kaynaklık eder. “Mutluluk Resimleriniz”, kağıt üzerine kurşun kalemle yapılmış 36 adet desen/kartpostaldır. Bunlar Kelebek gazetesinin aynı adı taşıyan köşesinde yayımlanmış fotoğraflardan yola çıkılarak gerçekleştirilmiş, “erkek ulus” kavramına göndermeler yapan çalışmalardır. Özellikle kartpostal olarak tasarlanan bu 36 deseni, piyasadan toplanan ve “Müdahale Edilmiş Kartpostallar” başlığı altında düzenlenen 16 gerçek kartpostal tamamlar. Bu çalışmalar, kadının toplumsal yaşamdan dışlanması eğilimini eleştirel bir açıdan yansıtır. Sanatçının amacı izleyiciyi toplumsal düşlerimizden toplumsal gerçeklerimize sıçratmaktır. “Mutluluk Resimleriniz” dizisinin ilk 12 adet çalışması, “Müdahale Edilmiş Kartpostallar”la birlikte 1981’de sergilendiği 3.İstanbul Sanat Bayramı Yeni Eğilimler Sergisi’nde Birincilik Ödülü (Altın Madalya) almıştır. “Aile Albümünden” dizisi sanatçının 1970’lerin sonundan günümüze dek sürdürdüğü bir dizi çalışmadır. Bu resimlerin kaynağı ailesi için özel anlam taşıyan günlerde çekilmiş fotoğraflardır. Bu türün tipik bir örneği altıncı yaş gününde çekilmiş bir fotoğraftan yapılan Annem, Babam, Ablam ve Ben, I’dir (1980-83). Bu dizide işlenen figürlere Koçak Ailesi’nin bireyleri olarak değil, Cumhuriyet dönemi orta sınıf Türk ailesinin prototipleri olarak bakmak gerekir. Bütün resimlerinde olduğu gibi burada da sanatçıyı asıl ilgilendiren toplumsal tavırlardır.

Koçak’ın olgunluk dönemi resimleri olan “Vitrinler” dizisi  1989-2000  yılları arasını kapsar ( Bu dizinin tuval ve fotoğrafları Vitrinler I- 1990, Vitrinler II-1993, Vitrinler III-2000 başlıkları altında değişik sergi mekanlarında izleyiciye sunulmuştur). Sanatçının ilk dönem  çalışmalarında (Fetiş Nesneler-Nesne Kadınlar) Batı tüketim toplumunun kadına bakış açısını sorgulayan tavrı, “Vitrinler” dizisinde bu kez Türk toplumunun kadına bakış açısını  yansıtan, irdeleyen biçime dönüşmüştür. Vitrinlerde sergilenen dantelli, kırmızı-beyaz çemberlere gerili, parlak renkli iç çamaşırlarına ait  resim ve fotoğraflarla kadının metalaştırılması,  kadın bedeninin haz nesnesi olarak sunulması olgusuna bir kez daha parmak basılır. “Cahide’nin Öyküsü” (1996-2003) dizisi Koçak’ın bir dönemin popüler kültür öğelerinden yararlanmasının başka bir örneğidir.  Türk tiyatro ve sinemasının önemli kadın sanatçılarından ilk ‘pop ikonumuz’ Cahide Sonku, Koçak’ın fotoğrafa dijital müdahalelerde bulunarak renklendirdiği resimlerinde hem güzelliğinin doruğundaki hali hem de çalkantılı yaşamının sonunu  imleyen trajik görüntüsüyle yansıtılır. Sanatçının 1979 yılından beri yaptığı portreler dizisinin devamı sayılabilecek, ancak teknik açıdan doğrudan fotoğrafı kullandığı “Memleketimden Çocuk Manzaraları” (2000-2003) dizisini oluşturan  fotoğraflarsa, Koçak’ın gezip, gördüğü yerlerde çektiği  yalın çocuk portrelerinden oluşur

Koçak’ın etkilendiği akımların başında Foto-Gerçekçilik gelir; konu seçimindeyse sinema ve tiyatro afişleri, reklam ve moda fotoğrafları, gündelik kullanım nesneleri gibi imgeleri çeşitli tekniklerle tuvale aktaran POP SANAT’ın izleri görülebilir. Seçtiği fotoğraftan çok, o fotoğrafı tuvale aktarmada gösterdiği teknik titizlik, özen ve serinkanlı/nesnel üslupla Pop Sanat’ın zaten doğal bir uzantısı olan Foto-Gerçekciliğe yakın durduğu söylenebilir. Başından beri çalışmalarına egemen olan gerçekçi ve belgesel tavır  son çalışmalarında da sürmektedir. Koçak, ayrıca, 1970’lerde sanatı posta aracılığıyla yaygınlaştırmayı amaç edinen Posta Sanatı’na da ilgi duymuş, 1970’ler sonu ve 1980’ler başında bu alternatif sanat ağı içinde yer almıştır.  Sanatçının, ilk çalışmaları olan Fetiş Nesneler/Nesne Kadınlar’dan başlayarak  kadının reklam dünyasındaki, moda endüstrisi içindeki ve popüler kültürdeki (kısaca söylemek gerekirse toplumdaki) yerini sorgulayan çalışmaları ya da erkek ulus kavramına gönderme yaptığı Mutluluk Resimleriniz  dizisi,  yapıtlarının  Feminist Sanat içinde değerlendirilmesine yönelik ipuçları  verir.

İ.Duben, E.Yıldız