|
 |
|
Milliyet
Sanat Dergisi
Sayı:451
01.03.1999
Selahattin Aydın’ı son dönemde
figür meselesine iyiden iyiye sahip çıkan genç kuşak
ressamlarından biri olarak kabul etmek
mümkün.Sanatçının, 1996-99 yılları arasında
gerçekleştirdiği çalışmaları bu günlerde Maltepe sanat
galerisinde sergileniyor.Bu yapıtlar Aydın’ın, insan
figürünü öncelikle biçimsel bir form olarak
sezinlediğini ortaya koyuyor.Sanatçının amacı;görülen ve etüd edilen insan bedeni gibi yetkin bir formun,tuval
üzerinde tekrarı ve çözünürlüğünün sağlanması değil,daha
çok bu figür meselesinin özgün bir pentür tadı
içerisinde kaynaştırılması ve sahiplenmesi olarak
adlandırılabilir. Bu yüzden de Aydın ele aldığı figürü
bütün içerisinde adamakıllı ön plana çıkarmaktan ziyade,
onu genel bir kompozisyon mantığı içerisinde
yerleştirmeyi uygun görüyor. Geniş renk planları,ışık ve
gölgelendirmeyi renkte arayan bir anlayış,üst üste
bindirilen satıhsal oluşumlar gibi,resim sanatının
olmazsa olmaz kuralları ile tercih ettiği figürü
biraraya getirerek kaynaştırıyor.Yine bu çalışmalarda
karşımıza çıkan yüzeyin belirli hacimlerde ele alınarak
kurgulanması ve inşa edilmesi mantığı diğer bir grup
çalışmada tercih edilen yoğun boya kullanımıyla
zenginleşerek,yüzeyin kendi içerisinde tabaklaşmasına ve
dolgun bir boya dokusunun oluşumuna olanak tanıyor.Yani
sanatçı bir tarafta renk değerlerinin oluşturduğu
karşıtlık ve perspektif sisteminden yararlanırken diğer
yandan da dolgun bir biçimleniş ile ele aldığı formların
(kadın,erkek,köpek,ağaç) plastitilesi ile oynamaya
başlıyor.Şimdilik kendi çizgisini tayin etmeye çalışan
bu çalışmalar Aydın’ın önüne hem zor hem de umut verici
bir araştırma sahası ortaya koyuyor.
Levent
Çalıkoğlu
Sayfa [1]
[2] [3]
|